Dolar 18,8959
Euro 20,0584
Altın 1.122,20
BİST 5.212,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Çok Bulutlu
İstanbul
12°C
Çok Bulutlu
Cts 12°C
Paz 12°C
Pts 15°C
Sal 15°C

Maske, Benzin, Güneşçiçek…

Temmuz 20, 2022 7:11 am
274

Pazar sabahının dokuzu suları, siyah renkli, yenilerden bir BMW araba evimizin yanındaki bahçemize sınır sol kaldırıma çıkıp durdu. Telefon mu edecek, adres sormaya mı iniyor arabadan derken, vatandaşın leylak ağacından bir dal koparıp tekrar arabasına yönlendiğini görünce gözlerime inanamadım. On metre ilerimdeki vatandaşa varlığımı duyurmak için, ellerimi çarpıştırdım. Elindeki dalı arabaya bırakıp tekrar leylak ağacına yönelen 30 – 35 yaş arasındaki beyefendi, az ileride benim gibi gördüklerine şaşıran köpeğini dolaştıran genç bayana, karşı kaldırımın ilerisindeki koşucunun ve bulunduğu kaldırımdan kendisine doğru yürüyen iki bayanın varlığından hiç rahatsız olmadan ikinci dalı da koparıp arabasına bindi, yavaşca kaldırımdan inip gitti. Pazar yürüyüşüne çıkmış olan iki bayan komşumuz yanımıza geldiğin de, bu memlekette hiç yaşamadığımız, tanık olmadığımız olayın şokunu konuşurken, BMW yanımıza geldi. Adam yaptıklarından utanıp özür dileyecek herhalde diye düşünürken, sağ taraftaki camı indirerek, yanında oturan bayanın karanlık bakışları altında, ne konuşuyorsun, benimle bir problemin mi var sorusunu yöneltince, ben de; yok canım sizinle hiç bir problemim yok, arzu ederseniz, evimizin önündeki şu çiçekleri de alabilirsiniz, elimi garajın önünde duran arabamıza doğrultup, yetmezse bunu da götürebilirsiniz! Nerede yaşıyoruz, burası Germany, Germany! Görüntülerinden ve Leylak hırsızı adamın konuşmasından alman oldukları açıkca belli olan bu dıydıkların, sözlerimden rahatsız olduklarını tahmin etmiyorum. Ama herkesin birbirini tanıdığı köyümüz de hiç yaşamadığımız, görmediğimiz ve duymadığımız bu olay bizi ve tanık olan komşularımızı çok rahatsız etdi. Bahçende ki sebzeye, ağacındaki meyveye, kapındaki çiçeğe kimse dokunmaz. Öyle görmüşler, öyle yaşıyorlar, öyle öğretiyorlar. Hem herkesin bahçesinde meyvesi, sebzesi ve çiçeği var, başkasınınkini niye alsınlar ki?

Dört bin civarında insanın yaşadığı köyümüz de tek bir market (100 – 120 metrekare) var. Önceki gün pandemi başlangıcından bu tarafa haftalık mutfak alışverişimizi yaptığımız markete girdiğimiz de, ortada duran un paketi dolu palet, „aaaa unumuz da gelmiş dostlar“ tıslamalarıyla, etrafımızdakilerle beraberce neşelenmemize vesile oldu! Bugüne kadar hiçbir ürünün bırakın yokluğunu, azlığını bile yaşamadık. Ayçiçek yağı meşhur oldu. Bu memlekette ayçiçek yağı zaten pek kullanılmıyor. Onun azalması veya hiç olmaması toplum yaşamına değişiklik getirmez. Halk genel olarak Rapsöl (Kozla Yağ) kullanıyor. Kozla bitkisi sarı renklidir. Almanya’nın her tarafında yetişir. Bugünler de uçaktan veya Google Earth’dan bakarsanız Almanya’nın her tarafının sapsarı olduğunu görürsünüz! Kozla yağ mutfak da ve benzine katkı olarak kullanılır. Benzin de ki E5 ve E10 tanımları, Kozla Yağı oranını gösterir. Marketimizin raflarında ki cam şişelerde ki 0.75’lik Kozla Yağ’ın fiyatı gün itibarıyla 1.49 avro. 0.50’lik italya yağ 1.19, Cucina Zeytinyağı (italyan olmalı) yarım litre 5.69, Mazola 100 ml. 1.59 avro. Organik yağ 4.59, Kabak Çekirdek Yağ Organik 250 ml. 5.99, Yarım Litre Kozla Yağ 2.99, Omega 3 (Uskumru Balık Yağ kıvamında) yarım litre 3.69 avro. Sadece organik ürünlerin satıldığı marketlerde hiç fiyat artışı olmadı. Tereyağından, zeytinyağına kadar bütün ürünler yerli. Belirli bir müşteri kitlesi var. Arz Talep de dalgalanma yok. Borsa oynamalarından da etkilenmiyor.

Sade Buğday tüketimi de pek yaygın değil burada. Başta ekmek olmak üzere unlu mamuller almancası Vollkorn olan sözlüklerde Türkçe karşılığını tam tahıl olarak bulabildiğim un ekmeği, Brötchen’ü (küçük yuvarlak ekmek) dinkel (unu kahverenkli, sözlük hiç tanımıyor) unu ve Çavdar küçük büyük ekmeği, haşhaş Brötchen tüketiliyor. Yulaf ekmeği bile var!

Üretimi azaltılmamış olmasına rağmen, litre fiyatı 2.30 avro’lara tırmanan benzin, 1.80 ile 2.00 avro arasında dolaşıyor. Mazot benzinden 6 Cent yukarıda! Bayramlar da, (Paskalya bayramını yeni geride bıraktık) hafta sonların da ve akşamları benzinin fiyatı yüksek oluyor. Devlet benzin ve mazot yardımı olarak, çalışanlara 300 avro veriyor, toplu taşıma araçlarında da indirim yapıyor. 40 yıldır yıllık %2’yi geçmeyen enflasyon %7 civarına gelince, devlet yine vatandaşının yardımına koşuyor ve gıda ürünlerindeki KDV’nin kaldırılacağı mesajını veriyor. Emekli aylıklarına bu yıl da %5’in üstünde zam var

Hatırlarsanız bir ay önce bu memlekette bütün Corona tedbirlerinin kaldırıldığını, gelişmelere göre yapılabilecek kısıtlamaların eyaletlerin inisyatifine, yetkisine bırakıldığını yazmıştık. İki yılı aşkın bir süre maske ve mesafe korumasın da yaşamağa alışmış olduğumuzdan, aniden Corona’ya karşı kelimenin tam anlamıyla, cısçıplak kalmaktan korkmuştuk! Önce çoğu eyalet tedbirleri iki hafta uzattı. Arkasından insanlar maske süresini bilinmeyen bir tarihe taşıdılar! Hiç kimse maskesini çıkartmadı. Çevremiz de nereye gidersek gidelim, kapalı alanlar da, ne kapalı alanı, iki katlı büyük marketin, ucsuz bucaksız park yerin de, taşıtlarından iner inmez, hemen maskelerini takıyor insanlar. Marketin yavaş haraket eden kocaman döner kapısının önün de, mesafe içinde sıralarını bekliyorlar. Bir kişinin yanına kesinlikle ikinci bir kişi girmiyor, beş altımetrekare boşluk olsa da! Bu yaşam bütün mekanlar için geçerli. 200 – 300 kişinin olduğu bir markette, en fazla 5 – 6 maskesizle karşılaşıyorsunuz, bunların çoğunluğu da gençler oluyor. Yekün teşkil etmiyor, göze bile dokunmuyor!

Corona’ya resmen serbestlik getirilmiş olsa da, testler bütün hızıyla devam ediyor. Devlet test başına 18 gayme veriyor. Arzu eden herkes garaj’ını cafe’sini test mekanına çevirdi. Döner’ini kapatıp, çadır kurdu. Testin maliyeti bir avro. Beş dakika da Beşiktaş. Kontrol neredeyse sıfır! Faturalarla gönderilen bütün belgeler, sorgusuz sualsiz, yazıldığı şekilde kabul görüyor! Bununla da yetinilmediği, burada yapıldı gösterilerek, ücreti devletten alınan testlerin, Türkiye’ye götürülüp satıldığı iddia ediliyor. Testin devlete yıllık maliyeti, 12.2 milyar avro. iyi para! Bazı eyaletler de okullar da test sürüyor. Maske takma zorunluluğu da. Zavallı çocuklar!

Mutfakta kullanılan yağlar genellkle 0.75’lik şişelerde satılıyor. Arzu edenler büyük marketler de 5 Litrelik teneke kutular da bulabiliyor. Köyümüzün marketin de Güneşçiçek rafının önüne önceleri sadece iki adet alınız ifadesi asılmıştı. Önceki gün adeti bire düşürmüş olduklarını gördüm ama rafta Güneşçiçek yoktu! Sorry, Güneşçiçeğimizle tanıştırmadım: Türkçe’mizin Ayçiçek Yağ’ını, Almanca, Sonnenblumenöl (Güneşçiçek Yağ) olarak tanımlıyor!

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
Aralık 27, 2022 7:47 am
Kasım 29, 2022 7:10 am
Eylül 23, 2022 7:21 am
Ekim 24, 2022 5:33 am
Temmuz 20, 2022 7:20 am
Ocak 25, 2023 12:14 am
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.